12 Ekim Pazar 20:30 90′ – Arasız GÖSTERİ SONRASI SÖYLEŞİ
ALMANYA
TÜRKİYE
Çok dilli, Türkçe üstyazılı
ASHURA
MUSTAFA AVKIRAN
ÖVÜL AVKIRAN
⬣
FON SAĞLAYICI VE ORTAK YAPIMCILAR
⬣
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, Türkiye • Zürcher Theater Spektakel, İsviçre Amsterdam Stadtschouwburg, Hollanda • Utrecht Stadsschouwburg, Hollanda Rotterdamse Schouwburg, Hollanda
Adı insanlık tarihi kadar eski ashura; yüzlerce yıldır, Anadolu toprakları üzerinde “homojen” bir toplum yaratma adına oradan oraya savrulan, zorunlu olarak göç ettirilen insanları, dilleri, dinleri, sürgünlerin göç yollarını, göç yollarında söylenen şarkılarla anlatıyor. 13 dilde söylenen 26 göç şarkısıyla, geçmişleri ile gelecekleri arasında sıkışıp kalan insanlar ayrılıklarını, çatışmalarını, yalnızlıklarını, bahtsızlıklarını ve pişirdikleri aşureyi seyirci ile paylaşmaya devam ediyor. Üç büyük dinde pek çok karşılığı olan ashura, hicri yıl takvimine göre Muharrem ayının onuncu günüdür. Bizim için ashura ise, yüzlerce yıldır yok edilen “ötekiler” için bir taziyedir. ashura, üç semavi dine ait şarkıların metnini oluşturduğu, zorunlu göç, kimlik, aidiyet, dil, dilsizlik gibi kavramları sorguluyan, müzisyen, şarkıcı ve oyuncuların birlikte yer aldığı bir müzik-tiyatro gösterisidir.
Konsept ve Yönetmen: Mustafa Avkıran, Övül Avkıran | Müzik Konsept ve Düzenleme: Sema Moritz, İhsan Kılavuz, Levent Güneş | Dekor ve Kostüm Tasarımı: Ali Cem Köroğlu | Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz | Oyuncular | Mustafa Avkıran, Övül Avkıran, Alaz Avkıran | Sema Moritz, Vokal | Nuri Harun Ateş, Vokal | Eser Gündüz, Vokal, Cura, Bağlama | Orhan Topçuoğlu, Perküsyon | Kamucan Yalçın, Vokal, Klarnet | Mikail Yakut, Vokal, Akerdeon | Rabia Aydın, Çello | Selçuk Artut, Bas
-
MOMOACT
-
MoMoAcT; disiplinlerarası bir sanat üretim inisiyatifidir. Merkezi Berlin’de olan insiyatif, uluslararası çalışan ve sınırlar ötesi bir üretim fikrini benimser. Sanatsal üretimlerini, 2020 yılından beri MoMoAcT adı altında sürdüren Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran, 1995’de Antalya’da 450m2 bir garajda başlayan bağımsız tiyatro yolculuklarıyla günümüze kadar geldiler. O zamandan beri politik tavırlarını, sanatsal seçimlerini, ürettikleri işlere taşıyarak, kendilerini ulusal ve uluslararası platformlarda bağımsız eserler üzerinden var etmeyi seçtiler. İçinde yer aldıkları mekanların sınırlarını zorladılar. Ürettikleri işlerle; değişimin, dönüşümün, yeninin peşinde oldular.